OTURUM AÇIN         |

   |

X

Sign in to our support centre

If you have received an invitation to our new help desk, click here to launch in a new window


If you are using our legacy system, please sign in below

Forgot your password?
1
4 May, 2020     6 dakikalık okuma

İŞLETME ÇEVİKLİĞİ: Kriz Anlarında Fark Yaratan Ana Unsur — #TeknolojiNasılFaydaSağlar

Bütün dünyada karantina önlemlerine yol açan Covid-19 salgınının yaşam ve çalışma tarzımızı keskin bir şekilde değiştirmesi ekonomi üzerinde II. Dünya Savaşı’ndan beri görülmemiş bir etki yarattı.

Talep daralmaları ve işletmelerin kapanması ekonomide küresel bir küçülmeye sebep oluyor.  Economist İstihbarat Birimi (Economist Intelligence Unit- EIU) tahminlerine göre sadece Avrupa dahilinde Rusya’da %2,6’dan İtalya’da %7’ye kadar küçülme yaşanmaktadır.

Bu durumda akıllara gelen soru şu: İşletmeler bu küresel süreci nasıl atlatabilir?

COVID-19: Brifing Notlarında McKinsey & Company son resesyondan ilk %20’de çıkan “Dirençliler”e dikkat çekerek onların başarısını iki kelimeyle tanımlıyor: hız ve disiplin.

Sonuçta, dirençli şirketleri güç bela kurtulanlardan ayıran ana unsur işletmenin çevikliğidir. Aşağıda, onları hâlâ bekleyen salgın kaynaklı zorluklardan kurtulmak için çevikliklerini artırmalarını sağlayabilecek 3 yöntemi inceliyoruz.

İşletme Çeviklğini Artırmak İçin 3 Yöntem

1. Ekiplerinizin karantinadan sonra bile evden çalışmasına imkan sağlayın 

Piyasadaki ani değişikliklere özellikle daha çıkar çıkmaz tepki verebilmek kriz anlarında çok önemli bir unsurdur. Ancak, kurumunuzun kendini yeni duruma ayarlayabilmesi büyük ölçüde halihazırdaki içsel süreçlere ve operasyonlarınızı destekleyen teknolojilerin olup olmamasına bağlıdır. 

COVID-19 salgını çıkar çıkmaz ülke çapında karantina önemleri alan Güney Afrika’da faaliyet gösteren perakende zinciri Cape Union Mart, sahip oldukları temel teknoloji sayesinde evden çalışma düzenine sorunsuzca geçti. Kurumsal Uygulama Müdürü Renée Jain, ekiplerinin Zoom ve Centric Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) sayesinde hiçbir sorun yaşamadan karantina şartlarında çalışmaya başladığını ileri sürüyor. Bunun ayrıca şirket içi değil, her yerden her zaman erişilebilen bulut tabanlı teknolojiler sayesinde gerçekleştiği söyleniyor. 

Evden çalışmayı destekleyen doğru teknolojilere sahip olmak sadece sıkı karantina dönemlerinde değil, 2020’nin ikinci ve üçüncü çeyreğine girmek üzere olduğumuz şu günlerde iniş safhası dönemlerinde de gereklidir. McKinsey & Company iyileşmeye çalışan Çin’deki mevcut durumu ve şirketlerin evden çalışmaya müsait pozisyondaki çalışanlarına sağladıkları esnekliği nasıl artırdıklarını anlatıyor. 

Örneğin Çinli moda markası MAXRIENY, çalışanlarının çoğunun evden çalışmaya devam ettiğini söylüyor.  Satış departmanı müdürü Fanny Fan, “Centric PLM işletmemizin normal operasyonlarına çok güzel destek oluyor. Ürün geliştirme çalışmalarımız sekteye uğramadı.” diyerek uzaktan iş birliği faaliyetlerinin başarısında teknolojinin de hakkını veriyor.

 

business agility technology

2. Uçtan uca görüş hakimiyetiyle karar verme sürecini güçlendirin

Piyasadaki zorluklara hızı tepki vermek için gereken unsurlardan biri de bütün tedarik zinciri boyunca uçtan uca görüş hakimiyetidir. Bu sayede liderler hangi kararları vermeleri gerektiğini daha iyi anlarlar ve bunların olası sonuçlarını görebilirler ki bu özellikle krizin tam ortasındayken kâr marjlarını emniyete almak için çok önemlidir. 

Dünyanın dört bir yanında ülkeler karantina kararları alırken perakende, moda, lüks tüketim malları, doğa sporları ve tüketim malları sektörlerindeki şirketlerin üretim planlamalarını yeniden gözden geçirmeleri gerekti. Her işletmenin tedarik zincirini dengede tutmak ve döner sermayeyi garantilemek için siparişleri iptal etmekten tedarikçileri değiştirmeye ve koleksiyonları yeniden tasarlamaya kadar pek çok konuda hızlı davranması gerekti.

Cape Union Mart şirketinden Renée Jain salgınla karşı karşıya kaldıklarında bütün tedarik zincirini görebilmenin önemini şu sözlerle anlatıyor: “Ekiplerin hangi siparişleri iptal edeceklerine veya hangi ürünleri koleksiyondan çıkaracaklarına hızlıca karar vermelerine olanak sağladı. Bu durum potansiyel kâr marjımızı etkilediği için bu kararları işletmemiz için ne anlama geleceğini net bir şekilde görerek vermemizin hayati önemi var.”

Tedarik zincirini net bir şekilde görebilmek teknolojinin sağladığı bir başka unsur. Centric Doğa Sporları PLM‘den faydalandığını söyleyen Doğa sporları markası KEEN, artık miktarları, çıkış yerlerini, çeşitlemeleri ve numunelerin beklenen teslim tarihlerini daha iyi gördüğünü ileri sürüyor. KEEN Ürün Geliştirme Teknoloji Müdürü Aaron Hellickson “Eskiden bunları görebilmek çok zordu.” diyor. 

3.  Verimliliği koruyun ve değere dönüşen zamanı maksimize edin 

Bir ekonomik krizdeki en bariz savunma taktiği işletme masraflarını kısmaktır. Son büyük ekonomik resesyonda, yukarıda bahsedilen “Dirençliler” dirençli olmayanlara kıyasla işletrme maliyetlerini 3 kat daha fazla kısmayı başarmışlardı. Pek çok şirketin daha şimdiden personel sayısında indirim çözümüne başvurması kalanların üzerindeki yükü daha da çok artırıyor. 

Bu da verimliliğin artması yönünde daha büyük bir baskıya sebep oluyor (ki bu da maliyet azaltmaya yol açıyor). Özellikle kesintilerin olduğu dönemlerde işletme süreçlerini çevikleştirmek ve değere dönüşen zamanı maksimize etmek çok önemlidir.

McKinsey & Company mevcut kriz ortamında verimli ekiplerin “insanlar arasında, içeriği, performansı ve süreci kapsayan”, ayrıca “uzaktan ürün geliştirme ortamını mümkün kılacak otomatize edilmiş teslimat kanallarını ve iş birliği araçlarını içeren” tek bir veri kaynağına ihtiyaç duyduğunu söyleyerek teknolojinin avantajından faydalanmanın altını çiziyor.

Alman moda markası MORE & MORE dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış ekipleri arasında verimliliği tesis etmek için dijital dönüşümünü salgın baş göstermeden önce tamamlamış, kendi tek veri kaynaklarının temelini Centric Moda PLM’yle atmıştı. Bunun sonucunda, ürünle ilgili bürün bilgiler merkezi bir noktada birleştiği, ekipler sağda solda veri aramak yerine inovasyona odaklandığı için ürünün piyasaya çıkış süresinde azalma, eskizden numuneye geçiş süresinde %40 azalma ve değere dönüşen zamanda artış gözlemlendi. 

Gerçek İşletme Çevikliği teknoloji olmadan mümkün olabilir mi?  

Önceden ön görülemeyen, sadece hızlı tepki vererek ve hızla adapte olarak üstesinden gelinebilecek zorluklara yol açan COVID 19 salgını işletmeler için bir turnusol testi haline geldi. Cep telefonlarının, dizüstü bilgisayarların, nesnelerin internetinin, yapay zekanın ve diğer teknolojilerin günlük hayatın parçası olduğu günümüzde işletmelere ana dijital inovasyonlar olmadan çeviklik kazandırmak neredeyse imkansızdır. 

Özellikle kriz zamanlarında Centric PLM, Quick-start uzaktan iş birliği panelleri ve 3D tasarım entegrasyonları gibi devrim niteliğindeki bulut tabanlı teknolojilerden yararlanmak kaçınılmazdır. Sizi bekleyen pazar zorluklarına karşı ekiplerinizin elini güçlendirecek bu teknolojileri aylar sonra değil günler sonra nasıl hazır duruma getirebileceğiniz hakkında daha fazla bilgi edinin. 

bottom-banner-turkish

Share this article